RSS
Toplam Başlık: 31

Domuz gribine yakalandığını düşünenler ne yapmalı?

Kategori: Sağlık 30.11.2009

Dr. Elif Hakko domuz gribi hakkında az bilinen ve karıştırılan gerçekleri anlattı...

Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Elif Hakko,  domuz gribiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

Hafif hastalanmaya başladığını hisseden bir kişi domuz gribi olabileceği riskiyle en ufak bir burun akıntısı, halsizlikte hemen hastaneye mi başvurmalı?

39-40 dereceye varan ateş, kuru öksürük, vücudun geneline yayılan kas ve eklem ağrısı, bazı kişilerde boğaz ağrısı ve burun akıntısı ile yorgunluk domuz gribinin belirtileri arasında sayılabilir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebiliyor. Bu belirtiler ani olarak ortaya çıkıyor. Ateş, öksürük ya da ağrı şikayetinden ikisi varsa mutlaka bir sağlık kurumuna başvurmak gerekiyor. Risk grubuna girip girmediklerini kişilerin kendileri tespit edemez. Başlangıçta bile zatürre olabileceği  için hekim değerlendirmesi önem taşıyor. Domuz gribine yakalandığınızı düşünüyorsanız şunları yapın:

    * Hastaneye gitmeden önce bir maske edinin
    * Hasta olan kişi ve ona bakan  kişiler de evde maske takmalı
    * Risk grubunda yer alan kişiler hastayla aynı odada bulunmamalı, mümkünse evden uzaklaştırılmalı
    * El hijyenini özel önem verilmeli. Su ve sabunla sık sık yıkanmalı, alkol içeren el dezenfektanları kullanılmalı,
    * Ortak kullanım alanları çamaşır suyu ile temizlenmeli
    * Hastanın bulunduğu oda sık havalandırılmalı

Domuz gribi neden ve ne kadar ölümcül? Neden bu şekilde etkileniyoruz?

Tüm dünyada domuz gribinden ölümler var, olmaya devam ediyor. Ancak biz bu sıralar sadece ülkemizde olanlara yoğunlaştığımız için bunları fark etmiyoruz. Domuz gribinden ölüm oranı binde bir civarında, ölümler genellikle risk faktörü olan kişilerde oluyor. Bu kişiler gebeler, küçük çocuklar, kronik hastalığı olan kişiler ve obezler olarak sıralanabilir.

Ölümlerin nedeni H1N1 virüsünün başka bir hastalığı tetiklemesi olabilir mi? Tetikliyorsa kimler, hangi hastalığa sahip olanlar daha ciddi risk altında?

Gebeler, 0-5 yaş arasındaki çocuklar, 65 yaş üzeri kişiler, kronik hastalığı olan herkes; diyabet ve kalp hastaları, astımı olanlar, böbrek hastaları, nörolojik ve romatizmal hastalıkları olanlar, kanser hastaları risk grubunda bulunuyor. Altmış beş yaş üstü kişilerin de mutlaka hekim tarafından görülmesi gerekiyor. Çünkü hastalığı atlatıyor olmaları sekonder enfeksiyonların olmayacağı anlamına gelmiyor. Arkasından zatürre olabilecekleri için kontrol altında tutulmaları gerekiyor. Ölümlerin çoğu bu ikincil olarak gelişen zatürre ve solunum yetersizliği nedeniyle oluyor.

Toplu kullanılan alanların dezenfeksiyonuna başlandı. Bu gerçekten işe yarayan bir uygulama mı?

Bu tip dezenfeksiyonlar kısa süreli olarak yararlı olabilir ancak yüzey dezenfeksiyonun yerine kişisel önlemler çok daha yararlı. Ellerin sık sık yıkanması, tokalaşma, öpüşme gibi yakın temaslardan uzak durulması, hasta kişilerin evlerinde kalmaları ve kalabalık yerlere gitmemeleri gibi önlemler uygulanabilir.

Kaynak:trendus.com

Yorum Yaz

Mesaj: